Tunç, hayatında hep birilerinin onu “çekip çıkarmasını” bekledi.
Bir mentor, bir partner, bir iş teklifi…
Ne zaman bir sorunla karşılaşsa şöyle derdi:
“Biri beni fark etse, her şey değişir.”
Ama yıllar geçiyor, hiçbir şey değişmiyordu.
Hayatında döngüler tekrarlanıyor,
kendini sürekli başa dönmüş gibi hissediyordu.
Bir gün, danışmanıyla yaptığı bir seansta çok net bir şey fark etti:
Kendisiyle ilgili kararları hep başkalarının onayına bırakıyordu.
Kendine ait bir seçim yapmıyor,
karar aldığı zaman bile bir başkasının sorumluluğunda gibi yaşıyordu.
Danışmanı ona tek bir cümle söyledi:
“Hayat senin. Ve ancak senin kararın, seni harekete geçirir.”
O cümle beynine mıh gibi çakıldı.
O gün eve döndü.
Yıllardır ertelediği bir şeyi yaptı:
Hayalindeki eğitimi araştırdı.
Kayıt oldu.
Hiç kimseye sormadan.
Sadece kendi iç sesini dinleyerek.
İlk kez bir şeyi kendi için,
kendi kararıyla,
kendi sorumluluğuyla yaptı.
Korktu mu?
Evet.
Ama o korkunun içinde ilk kez özgür hissetti.
“Artık başkalarının onayını beklemiyorum.
Sadece kendi yolumda yürüyorum.
Ve bu bana yetiyor.”
🧠 Farkındalık Mesajı:
Hayatta her adım, bir seçimdir.
Seçim yapmadığın her an, aslında kendiliğinden bir tercihe teslim oluyorsun.
Ve sorumluluğu almadan, kendi hayatının kaptanı olamazsın.
Karar almak;
– Güçlü olmak değil,
– Korkuya rağmen hareket etmektir.
Çünkü güç, hareketle gelir.
Ve ancak sorumluluk alarak gerçek dönüşüm başlar.
🌿 Mini Mindfulness Egzersizi: “Benim Seçimim”
Bugün sadece kendin için küçük bir karar al.
Kimseye sormadan.
Kimsenin onayını aramadan.
Sadece iç sesinle…
🌀 Gözlerini kapat.
🌀 Kendine şunu sor:
“Bugün hangi küçük adımı atmak bana iyi gelir?”
🌀 Cevap geldiğinde, ertelemeden uygula.
Günün sonunda aynaya bak ve şunu söyle:
“Bugün bana ait bir seçim yaptım.
Ve bu bana iyi geldi.”
💬 Yorum Yaparak Katkıda Bulun:
Sen hayatında en son hangi kararın sorumluluğunu tam anlamıyla aldın?
Ya da hâlâ birilerinin “izin vermesini” beklediğin bir alan var mı?
Yorumlara yaz – belki senin sesin, bir başkasının iç sesi olur 💬👇





Yorum bırakın