Duru, otuzlarının başındaydı ama içindeki kırgınlık hiç büyümemişti.
Başarılıydı, güzel bir işi, çevresi, düzenli bir hayatı vardı…
Ama bazen, en ufak bir eleştiride içine kapanıyor,
bir mesaj geç geldiğinde “sevilmiyorum” hissine kapılıyordu.
Bir gün bir seminerde şu cümleyi duydu:
“Büyümeyen duygular, çocukluktan kalan izlerdir.”
O an durdu.
Çünkü içindeki o “sessiz küçük kızı” ilk kez fark etti.
O küçük kız 5 yaşındaydı.
Çok konuşmak istediği için “sus artık!” denmişti.
Ağladığı için “abartma!” denmişti.
Korktuğu için “hiçbir şey yok!” denmişti.
Ve o günden beri duygularını ifade etmek yerine sessiz kalmayı öğrenmişti.
Duru o gün içindeki küçük kıza yaklaştı.
Ona sorular sordu:
“Ne hissediyorsun?”
“Seni ne üzdü?”
“Ne duymak isterdin?”
İlk kez ağladı… ama gözyaşları bu kez temizleyiciydi.
İlk kez içindeki çocukla barıştı.
Artık onu bastırmak yerine, duyuyordu.
Ve o küçük kız da fısıldadı:
“Ben sadece görülmek istiyorum.”
Duru şimdi ne zaman korksa, ne zaman kendini yetersiz hissetse
bir elini kalbine koyuyor ve o küçük kıza şöyle diyor:
“Ben buradayım. Artık yalnız değilsin.”
🧠 Farkındalık Mesajı:
0–7 yaş aralığı, bilinçaltının en güçlü kayda geçtiği dönemdir.
O yaşta duyduğun bir cümle, bir bakış, bir sessizlik…
Bugünkü hayatının duygusal temelini oluşturur.
İçimizde hâlâ ağlayan, saklanan, konuşamayan küçük bir çocuk olabilir.
O çocukla yüzleşmek, içsel barışı başlatır.
🌿 Mini Mindfulness Egzersizi: “İç Çocuğuna Mektup”
Bugün 10 dakikanı ayır.
Küçük yaşta kendini yalnız, değersiz ya da suçlu hissettiğin bir anı hatırla.
O halinle göz göze geldiğini hayal et.
Ve içindeki çocuğa bir mektup yaz:
✍️
“Sevgili küçük ben,
O gün çok yalnız hissettin biliyorum.
Ama artık buradayım. Seni seviyorum.
Artık birlikteyiz, seni duyuyorum.”
Mektubunu istersen yüksek sesle oku.
İçindeki çocuğun sesini onurlandır.
💬 Yorum Yaparak Katkıda Bulun:
İçindeki çocuk sana bugün ne söylemek isterdi?
Ona ne demek isterdin?
Aşağıya birkaç cümle yaz – belki başka bir iç çocuk da kendini duyulmuş hisseder 💬👇








Yorum bırakın