Ayça, bir süredir hayatında yönünü kaybetmiş gibiydi. Üniversiteden mezun olmuş, birkaç işe başvurmuş, geri dönüş alamamıştı. Sosyal medyada herkes bir yerlere varmış görünüyordu. Herkes tırmanıyor, o ise sanki yerinde sayıyordu.
Bir gün annesi, evde temizlik yaparken dolabın üst rafından eski bir kutu indirdi. İçinden Ayça’nın ilkokul yıllarına ait bir defter çıktı. Defterin ilk sayfasında çocukça bir el yazısıyla şunlar yazıyordu:
“Ben bir gün yazarlık yapacağım.”
Ayça gülümsedi. Unutmuştu bu hayalini. Sonra bilgisayarını açtı ve eski bir blog sayfasını buldu. Yıllar önce yazmaya başlayıp sonra kapatmıştı. İçindeki metinleri okuyunca şaşırdı. Yazdıkları aslında kötü değildi. Hatta bazıları derin ve anlamlıydı.
“Neden devam etmemişim ki?” diye düşündü. Ve o an bir karar aldı.
Blogu yeniden açtı. O gün bir yazı yazdı: “Görünmeyen Merdiven”.
Hayatta bazı yollar açık değildir. Basamakları göremezsin ama yine de adım atman gerekir. Tıpkı bir sisin içinden geçmek gibi… Her adım, bir sonrakini görünür kılar.
O ilk blog yazısı, bir takipçi kazandırmadı. Beğeni gelmedi. Ama o gece Ayça ilk defa yatağa umutla girdi. Çünkü içindeki sesi yeniden duymuştu.
Farkındalık Mesajı:
Yolun açık olmaması, yolda olmadığın anlamına gelmez. Görünmeyen merdivenler, ancak yürümeye başladığında belirir.
Mindfulness Egzersizi:
Bir hayalini düşün. Sonra gözlerini kapat ve kendine şu soruyu sor: “Bu hayale doğru görünmeyen hangi adımı atabilirim?”
3 derin nefes al. İçinden gelen ilk adımı düşün. Yazıya dök. Unutma, düşünmek de bir adımdır; yazmak ise onu görünür kılar.
Katkıda Bulun:
Senin görünmeyen merdivenin neydi? Bir hayal, bir başlangıç, bir kararsızlık… İlk adımını hatırlıyor musun? Anlatmak istersen hikâyeni bizimle paylaş.





Yorum bırakın