Ali, büyükbabasının eski dikiş kutusunu karıştırırken buldu o düğmeyi. Bir köşesi çatlamış, rengi solmuştu ama hâlâ sağlam görünüyordu. Kutunun dibinde, neredeyse unutulmuş bir haldeydi.
— Bu düğme neden burada? diye sordu büyükbabasına.
Yaşlı adam gözlüğünü düzeltti ve hafifçe gülümsedi:
— O düğme, bana yıllar önce çok şey öğretti evlat.
Ali merakla yaklaştı.
— Ne öğretti?
— Bir ceketin kolu kopmuştu. Herkes çöpe atmamı söyledi. Ama ben oturdum, düğmesini tamir ettim, söküklerini diktim. O ceketle bir iş görüşmesine gittim. Ve o gün işe kabul edildim. İnsanlar o ceketi fark etmedi bile… Ama ben o düğmeyi her gördüğümde kendime olan inancımı hatırladım.
Ali, sessizce düğmeye baktı.
— Yani küçük şeyler büyük fark yaratabilir mi?
— Kesinlikle, dedi büyükbabası. Hayatta bazen kırık bir düğmeyi tamir etmek bile, kendine olan güvenini onarabilir.
O gün Ali, o eski düğmeyi bir anahtarlığa dönüştürdü. Ne zaman vazgeçmek üzere olsa, ona baktı. Çünkü ona, “küçük şeylerin” aslında ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyordu.
Farkındalık Mesajı:
Kendine inanmak büyük başarılardan sonra gelmez; küçük, görünmez anlarda filizlenir. Bazen sadece bir düğme kadar küçüktür o inanç.
Mindfulness Egzersizi:
Bugün, geçmişte seni gururlandıran ama küçük gördüğün bir başarıyı hatırla. Gözlerini kapat, üç derin nefes al ve o anın detaylarını zihninde canlandır: Nerede olduğunu, ne hissettiğini, kimlerin yanında olduğunu…
İçinden şöyle de: “O an benim gücümü gösterdi.” Bu duyguyla güne devam et.
Katkıda Bulun:
Senin “küçük ama anlamlı” zaferin neydi? Bir başarı, bir adım, bir cesaret anı… Paylaşmak istersen yorumlara yaz. Çünkü en büyük cesaret, kendine tekrar inanabilmektir.





Yorum bırakın