Buda’nın öğrencilerinden biri, her gün meditasyondan sonra tapınağın önüne oturur, gelip geçen insanlara “günün anlamı” hakkında kısa mesajlar verirdi.
Bir sabah, yaşlı bir kadın öğrencinin yanına geldi ve şöyle dedi:
“Sen çok şey söylüyorsun ama benim kalbime hiç dokunmuyor. Sözcüklerin, kalpten değil kafadan geliyor.”
Öğrenci o an ne diyeceğini bilemedi. İçinde bir hayal kırıklığı yükseldi. “Oysa niyetim doğruydu,” diye düşündü. Ama kadının sözleri aklından çıkmadı.
O günden sonra, öğrenci konuşmayı bıraktı. Her gün sadece gelip oturdu. Gelenleri dikkatle dinledi. Sessizce gözlerinin içine baktı. Cevap vermek yerine, dinlemekle yetindi.
Günler geçtikçe insanlar daha çok gelmeye başladı. Çünkü artık sözlerden çok bir huzur yayıyordu etrafına. Söz söylemeden bile anlayan bir kalp olmuştu.
Bir ay sonra aynı yaşlı kadın tekrar geldi ve sadece şu cümleyi kurdu:
“İşte şimdi konuşuyorsun… Sessizliğinle bile.”
Farkındalık Mesajı:
Kalpten konuşmak için kelimelere ihtiyaç yoktur. Gerçek bağ, gözle değil, yürekle kurulur. Sessizlik bazen en derin konuşmadır.
Mindfulness Egzersizi: “Sessiz Dinleme”
Bugün bir arkadaşınla, aile bireyinle veya tanımadığın biriyle konuşurken sadece dinlemeye odaklan.
Cevap vermek için bekleme.
Gözlerinin içine bak ve içinden şu soruyu sor:
“Bu kişinin kalbi bana ne anlatıyor?”
Duydukların kelimeler değil, duygular olsun.
Katkıda Bulun
Sen en son ne zaman birini sadece dinledin?
O kişiye kalpten bağlandığını hissettin mi?
Yorumlara yaz:
“Bugün sessizce dinledim ve şunu fark ettim…”
Bu hikayeyi bir arkadaşına gönder.
Belki bugün onun da sessizce anlaşılmaya ihtiyacı vardır.





Yorum bırakın