Bir zamanlar, uzak bir köyde yaşlı bir su taşıyıcısı vardı. Her sabah iki büyük çanağı, bir sopanın iki ucuna bağlayarak omzuna alır, nehirden su taşırdı.
Bu çanaklardan biri sağlamdı, diğeri ise çatlamıştı. Yolun sonunda suyun yarısı kırık çanaktan sızar, yere dökülürdü.
Yıllarca böyle sürdü. Sağlam çanak her seferinde gururla dolarken, kırık çanak utançla eğilir, fısıldardı:
“Ben kusurluyum. Senden özür dilerim. İşine tam yaramıyorum.”
Yaşlı adam gülümsedi:
“Yarın dönüş yolunda yere bir bak. Sana göstereceğim bir şey var.”
Ertesi gün, kırık çanak yolda aşağıya dikkatle baktı. Bir mucizeydi bu:
Yolun o tarafında rengârenk çiçekler açmıştı.
Yaşlı adam durdu:
“Senin kusurun sayesinde, her gün o tarafa çiçek tohumları ektim. Ve sen onları suladın. Sayende bu güzellik oluştu.”
Kırık çanak artık eksikliğini değil, katkısını gördü. Kusur değil, anlam taşıdığını fark etti.
Farkındalık Mesajı:
Kusurlar, hayatın seni şekillendirdiği yerlerdir. Onlardan utanmak yerine, içindeki değeri ve güzelliği fark et. Senin “eksik” sandığın yanın, başkası için bir ilham olabilir.
Mindfulness Egzersizi: “Kırık Yönünü Kutla”
Bugün kendinde “kusurlu” olarak gördüğün bir yönünü düşün.
Onun sana neyi öğrettiğini, hayatında nasıl bir anlam taşıdığını yaz.
Belki sabretmeyi, belki başkalarına empati duymayı…
Gözlerini kapat ve o kusuruna teşekkür et.
Çünkü o seni sen yaptı.
Katkıda Bulun
Senin “kırık çanağın” ne?
Hayatında bir zamanlar utandığın ama sonra seni güzelleştiren bir yönün oldu mu?
Yorumlarda paylaş:
“Eskiden kusur sandığım ama şimdi kıymetini bildiğim şey…”
Bu hikayeyi paylaşarak, bir başkasına kendi çiçekli yolunu keşfetme ilhamı verebilirsin 🌸





Yorum bırakın