Genç bir adam, kalbinin yörenin en güzel kalbi olduğunu ilan etmişti. Ona bakan herkes, gerçekten de kalbinin pürüzsüzlüğüne, simetrisine ve kusursuzluğuna hayranlıkla bakıyor, onu onaylıyordu.
Tam o sırada, kalabalığın içinden yaşlı bir adam ortaya çıktı. Adımlarında bir bilgelik, gözlerinde ise zamanın izleri vardı. Genç adamın tam karşısında durdu ve gülümsedi:
— “Senin kalbin, benimki kadar güzel değil,” dedi.
Kalabalık şaşkınlıkla yaşlı adama döndü. Herkes onun kalbine baktı. Yaşlı adamın kalbi oldukça farklıydı. Çok hızlı atıyordu ama üzerinde derin yara izleri, eksik parçalar ve çentikler vardı. Boşlukların bazıları keskin kenarlarla çevrilmişti. Kalp âdeta bir harabeyi andırıyordu.
Genç adam gülerek karşılık verdi:
— “Şaka ediyor olmalısınız. Benim kalbim mükemmelken sizinki gözyaşları ve acı izleriyle dolu.”
Yaşlı adam başını sallayarak cevapladı:
— *“Doğru. Seninki pürüzsüz görünüyor ama ben asla bu yıpranmış kalbimi seninkiyle değişmem. Gördüğün her yara, sevgiyle verdiğim bir parçanın izi. Kalbimin bir kısmını, hayatımda yer etmiş insanlara verdim. Onlar da bana kendi kalplerinden parçalar verdiler. Bu yüzden yer yer tam oturmayan, köşeleri uymayan parçalar oldu. Ama ben o pürüzleri de seviyorum. Çünkü her biri bana sevgiyi, dostluğu, paylaşımı hatırlatıyor.
Bazı insanlar sevgime karşılık vermedi. Onların izleri, kalbimdeki boşluklar… İçleri keskin, acı verici ama bir o kadar da umut dolu. Çünkü bir gün o boşluklar, gerçek dostluk ve sevgiyle yeniden dolabilir.”*
Sonra yaşlı adam, gencin gözlerinin içine baktı:
— “Şimdi söyle bakalım genç adam, hangi kalp daha güzel?”
Genç adamın gözleri dolmuştu. Gözyaşlarıyla gülümsedi ve kalbinden bir parçayı dostça yaşlı adama verdi. Yaşlı adam parçayı sevgiyle aldı ve kalbindeki boşluklardan birine yerleştirdi. Çentikler attı, uyumlu hale getirdi. Ardından, kendi kalbinden eski ama sevgiyle yoğrulmuş bir parçayı genç adama sundu.
Artık genç adamın kalbi kusursuz değildi… ama çok daha güzel, çok daha anlamlıydı.
O anda oradaki herkes anladı:
Kalbin güzelliği onun ne kadar kusursuz olduğuyla değil, ne kadar paylaşıldığıyla ölçülürdü.
💫 Farkındalık Mesajı
Kalbinizin yaraları, sevginizi ve yaşanmışlıklarınızı temsil eder. Hayatta her iz, her çentik, bir paylaşıma, bir öğrenmeye, bir dostluğa işaret eder. “Mükemmel” görünmek yerine “gerçekten hissedilen” olmayı seçin. Çünkü en güzel kalp, en çok sevgiyle paylaşılmış olandır.
🧘♀️ Mindfulness Egzersizi: Kalp Meditasyonu
- Gözlerini kapat.
- Elini kalbinin üzerine koy.
- Derin bir nefes al ve kalbinin ritmini hisset.
- Aşağıdaki cümleleri içinden yavaşça tekrar et:
- Kalbimi hissediyorum.
- Geçmişin izlerini taşıyorum ama onlar beni ben yapıyor.
- Bugün, sevgimi paylaşmaya niyet ediyorum.
- Boşluklarımı umutla dolduruyorum.
- 3 dakika boyunca bu farkındalık içinde kal. Nefesini ve duygularını izleyerek kendinle kal.
🤝 Katkıda Bulun: Senin Kalbindeki İz Ne?
Senin kalbinde bir iz bırakan birini ya da bir anını bizimle paylaşmak ister misin? Yorumlara bir kalp hikayesi bırak. Belki de bir başkasının kalbine dokunur.
💌 Paylaştıkça güzelleşen kalpler için…





Yorum bırakın